Ana içeriğe atla

Boşluk Hissi ve Arayışta Olma Hali

 empty


Son zamanlarda çok sık karşılaştığım bir durumdan bahsetmek istiyorum. Kimi dostlar boşlukta hissettiğini, bir şeylerin eksik olduğunu, bir arayışın devam ettiğini dile getirdi. Kendim de bu hissi aradım, yakın zamana kadar ben de bir cevap veremiyordum. Bilgiye güvendim, takip ettim ve beni ulaştırdığı aydınlığa ulaştım. İşim bitti demek büyük gaf olur. Ben de yolumda bir yolcuyum.
Boşluk hissi tanımlaması oldukça zor bir hal. Fakat kendimde bulduğum cevap çok açık; ether yani atom parçacıklarını bir arada tutan aynı zamanda uzak eden akışın arasındaki boşluk. Bu bir element aslında, her insan makronun bir mikrosu olduğuna göre boşluk bizim varoluşumuzdan beri bizimle. Peki tanımlaması neden bu kadar zor derseniz, ruhu tanımlamak ne kadar zorsa boşluğu da tanımlamak o kadar zor diyebilirim. Ruh benim algımda insanın kişiliğidir. Kişilik tanımsız, netleşmemiş, kalıplardan arınmamışsa ruh özgür hissetmez, sıkışmış hisseder ve bir boşluk hissi, akabinde arayış hali kaçınılmaz olur.
Öncelikle 18-35 yaş aralığındaki akranlarıma ardından her yaştan ey-insanlara sesleniyorum; kendinizi iyi tanıyın. Kim olduğunuzu kimlik ve belgeli sıfatlarınızla değil, nelerden hoşlandığınızı, ne yapmayı sevdiğinizi, aynı zamanda neleri sevemediğinizi bilin. Şimdiden kulağımda daha önceden duyduğum cevapların sesleri yankılanıyor sanki; yüzyılımızın beslediği kibirli sahne kişiliği bana 'hadi oradan, ben kendimi çok iyi tanıyorum!' dedi bile. Oysa ki yüz yüze gelsek ve ben "kimsin" diye sorsam, gelecek cevapların %99'unun aşağıdaki şekilde olacağına eminim.

Merhaba, ben Gökçe Kuntay Er. Evliyim, 29 yaşındayım. İzmir doğumluyum. DEÜ İngilizce Turizm İşletmeciliği Mezunuyum. Şuan Nefes Meditasyon Eğitmenliği ve Kişisel Gelişim Koçluğu yapıyorum. Kendi metot kitabımı yazdım; herkes kendine çok iyi baksın, diyorum. Annem sağ ve sağlıklı İzmir'de yaşıyor, babam vefat etti, bir ablam var...

Bir de şu şekilde cevap geldiğini varsayın;

Merhaba, ben Gökçe. Kişisel gelişim üzerine kendi eğitim metodumu yazdım ve yakın zamanda eğitimlerini gerçekleştireceğim. Voleybol oynamayı çok severim. Dostlarımla zaman geçirmeyi özellikle evimde ağırlamayı keyifle yaparım. Hayatın ve akışın farkındayım, akışa güveniyorum ve faydalı olabildiğim yerlerinde durup dinleniyorum.

Özgeçmişiniz dışında bir siz var içerde.
Ben beni her gün arıyorum ve "bugün ne istersin canım?" diye soruyorum. Bunu sormak ve cevaba göre kendimi lazımsa motive etmek, değilse gurur duymak elimde.

Duygularımız ve mantığımız; ID ve süper ego dengeyi arar. Içimizde olan boşluk hissi ve arayış yarattığımız kimi zaman eksik hissettirir, kimi zaman fazla... Her zaman dengede kalın, eksik değil fazla değil, dengede ve merkezinde.
Zira arayış, anlamlar yerini bulduğunda ne aradığını bildiğin ve yolunu çizdiğin bir hal alıyor. Kendinizi bilgiyle besleyin, neyi aradığınızı hatırlayacaksınız.

gke.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sürprizleri Kabul Etmek Üzerine: Hoşgeldin Ahmed! #herkeskendinecokiyibaksin

 Allah'ın işi mi? Bir zamanlar ağzımdan çıkan bir cümle mi, yoksa aklımdan geçen bir fikir mi sebep oldu? Sürprizler değişik gelir bana... Bazen severim bazen de planımı bozar ihtimaliyle sinir olurum. O sürpriz yapan kişinin beklediği heyecanı karşılayamayabilirim. Genelde kalp kırmadan halletmeye özen gösteriyorum.  Temmuz ayı ilk haftası Çeşme ye gidecektik Güneş ile birlikte... Aşırı tatlı hayallerle doluydum. Güneşi uyutup okey oynamak ya da sahilde arkadaşlarımla takılmak gibi... Olmadı, tabi bugüne şükürle.  Haziran son haftası adetim gecikti. Korkulu gözlerle baktım prodüktöre ve pozitif okundu. Gözler yaşlı ama anlamsız bir şekilde oğlum geliyor diye de sevinçli... Tabi ki başımızın üzerine koyduk ve bugün su satırları yazarken Ahmed önümde uyuyor bizim yatakta Güneş de arkamda. Ne olduysa bin şükür bugünüme! Daha doğmadan kitap oldu hikayesi... Aile dediler de bugün, ister gömün beni ister asın, aile olmak için çocuk (ama insan ama hayvan ama bitki yavrusu) gere...

Allah'ın sana lütfet ettiği bedene nasıl iyi bakmazsın, dedi bir ses... #herkeskendineçokiyibaksın

Hayal ettiklerini gerçekleştirmek için Allah kalbini açana yer veriyor. Onu o hayal çerçevesinde bir bilinç ve sağlık seviyesinde hazırlayarak getiriyor. Sen iste o yolu döşesin. Hani telefondan haritaya yazıyoruz konumu ve en uygun rotayla yolu çiziyor; bunu bir imgeleme olarak alırsanız, hedefinize giderken bazı yol durumlarına rastlayacağınız varsayılır ve bu durumlar karşısında ne tepki vereceğinize bağlı olarak hedefe ulaşma süreniz belirlenir. Nitekim Allah en uygun rotayı insana sunar eş zamanlı olarak sınama yolları da olabilir. Dikkatli bir sürücü bu yolculukta hedefine Allah'ın izniyle varır.  Sürücü bedenine arabasına iyi bakmaz yola hazırlıksız çıkar ise elbette hedefe ulaşmak güçleşir. Bedenimizin hedefimize giderken bizi yolda bırakmaması için çok bariz bir kaç kural vardır. Düzenli olarak uygulamaları takdirde insanı konforlu bir şekilde yolculuk ettirir. İnsanız beşer elbette şaşar, daima kurallara uygun yaşamak zor. Nefs bunun için var. Nefsimizi hem do...

Güzelliği Getirir Sevmek (2018 taslaklarından)

Bir güzellik yazıyla, çizimle, dille ya da fotoğrafla ne kadar anlatılabilirse... Güzellik her tanesindedir can'ın. Güzelliğin karşısındaki ancak yansıyanı bulur. Sen kendine bakar, güzelim dersen sevgiyle, varsın sel alsın yansıdığını, gelir bulur seni, yani güzelliği yansıtanı. Bekar yada eşli ol, sen güzel de kendine sev, dışarıdan ancak o zaman görebilirsin sevgiyi bir haliyle... Bazen dost, bazen çalı, bazen bir hayvan, bazen de eşin olur sevenin. Bir bakmışsın ne çoklar. Ailen zaten seviyor seni ve hep sevecek, diye esirgeme sevgiyi. Herkesi sev, sınırın kendinden fazla vermek olsun. Çok verirsen bu kez sevilmeyi unutursun. Sonra mumla ararsın gerçek anlamda 'karşılıksız' sevgiyi. Şimdi nefes gibi sevgiyle dol. Önce at içindeki nefesi, al derince genzine değsin sevgi, ver sakince burnundan ve dolsun içine dengenin sihiri... #herkeskendineçokiyibaksın Görsel Kaynak: Art Majeur