Haddimi aşan işlerin altına girmiyorum. Eğer bir taş benim kaldırabileceğim ağırlıktan fazlaysa onu kaldırmaya çalışmıyorum. Bilmediğim bir şey hakkında bir şey söylendiğinde "duymuştum, tanıdık geldi" gibi cümleler kurmuyorum. Bildiğim şey hakkında benim bildiğim kesindir demiyor, karşımdakinin açısını da öğrenmeye çalışıyorum. Doğru davranmaya çalıştığım kadar kendimi kontrolsüz bırakabileceğim alanlarda özgür bırakıyorum. Örneğin evin içinde kuş besleyenler bilirler, o kafes kapağı kapandığı anda kıyamet kopar, kafesin kapağını açsan da o kuş çıkmaz, canı isterse çıkar. İnsanın kendini güvende hissedeceği açık kapıları olmalı, kendisine has kapılar, öyle ki dilediğinde ulaşılabilir. Geçtiğimiz bir kaç aylık süreci hayatı tecrübe ederek, öğrenme ve kendini kendi hayat hikayende düzenleme örneklemesi tadında geçirdim. Kah güldük, kah ağladık yaz günlerinin hatırına. Astroloji de çıldırmış anladığım kadarıyla. Neye inandığımı, ne ile ilgilendiğimi, neyi eksik ne...
Gökçe Kuntay