Ana içeriğe atla

Uzun Aradan Sonra İçten İtiraflar: Hayat Üzerine Akanlarda Bugün (2019 taslaklarından)

Haddimi aşan işlerin altına girmiyorum. Eğer bir taş benim kaldırabileceğim ağırlıktan fazlaysa onu kaldırmaya çalışmıyorum. Bilmediğim bir şey hakkında bir şey söylendiğinde "duymuştum, tanıdık geldi" gibi cümleler kurmuyorum. Bildiğim şey hakkında benim bildiğim kesindir demiyor, karşımdakinin açısını da öğrenmeye çalışıyorum. Doğru davranmaya çalıştığım kadar kendimi kontrolsüz bırakabileceğim alanlarda özgür bırakıyorum. Örneğin evin içinde kuş besleyenler bilirler, o kafes kapağı kapandığı anda kıyamet kopar, kafesin kapağını açsan da o kuş çıkmaz, canı isterse çıkar. İnsanın kendini güvende hissedeceği açık kapıları olmalı, kendisine has kapılar, öyle ki dilediğinde ulaşılabilir.

Geçtiğimiz bir kaç aylık süreci hayatı tecrübe ederek, öğrenme ve kendini kendi hayat hikayende düzenleme örneklemesi tadında geçirdim. Kah güldük, kah ağladık yaz günlerinin hatırına. Astroloji de çıldırmış anladığım kadarıyla. Neye inandığımı, ne ile ilgilendiğimi, neyi eksik neyi fazla yaptığımı irdelediğim, düzenlediğim yeri geldiğinde onarıp yeniden inşa ettiğim pek çok tecrübe oldu. Dilimden düşmeyen 30 yaş geçişini alnımın akıyla tamamladım. Annemi de Babamı da doğurmuş olmanın ferahlığı içerisindeyim. Satürn de çıkıyor inceden. Şimdi bunlara takılıp buna göre yaşadığımı düşünmeni istemem sevgili okuyucu. Zira herkes bildiği kadar anlarmış, eminim tamamını ya da bir kısmını anlayacak, yargılayacak, düşünce üretecek, belki de anlaşılmış hissedeceksin, kim bilir.

Daldan dala atladı aklım sonunda kendime yeniden döndüm. Bir fiil nefes almaktan başka, tespih çektim, niyetimi temiz tuttum, dua ettim, meditasyon yaptım, bedenime ibadet ettim, ihtiyacını eksik etmedim, fazlasını azını dengede tuttum, kendimi ne çok saldım ne çok tuttum, özgür hissettim, affettim, teşekkür ettim, kabul ettim, teslim oldum, özür diledim, şükür ettim.

Elimden gelen budur, adım Hıdır, şimdi yolum nicedir?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sürprizleri Kabul Etmek Üzerine: Hoşgeldin Ahmed! #herkeskendinecokiyibaksin

 Allah'ın işi mi? Bir zamanlar ağzımdan çıkan bir cümle mi, yoksa aklımdan geçen bir fikir mi sebep oldu? Sürprizler değişik gelir bana... Bazen severim bazen de planımı bozar ihtimaliyle sinir olurum. O sürpriz yapan kişinin beklediği heyecanı karşılayamayabilirim. Genelde kalp kırmadan halletmeye özen gösteriyorum.  Temmuz ayı ilk haftası Çeşme ye gidecektik Güneş ile birlikte... Aşırı tatlı hayallerle doluydum. Güneşi uyutup okey oynamak ya da sahilde arkadaşlarımla takılmak gibi... Olmadı, tabi bugüne şükürle.  Haziran son haftası adetim gecikti. Korkulu gözlerle baktım prodüktöre ve pozitif okundu. Gözler yaşlı ama anlamsız bir şekilde oğlum geliyor diye de sevinçli... Tabi ki başımızın üzerine koyduk ve bugün su satırları yazarken Ahmed önümde uyuyor bizim yatakta Güneş de arkamda. Ne olduysa bin şükür bugünüme! Daha doğmadan kitap oldu hikayesi... Aile dediler de bugün, ister gömün beni ister asın, aile olmak için çocuk (ama insan ama hayvan ama bitki yavrusu) gere...

Allah'ın sana lütfet ettiği bedene nasıl iyi bakmazsın, dedi bir ses... #herkeskendineçokiyibaksın

Hayal ettiklerini gerçekleştirmek için Allah kalbini açana yer veriyor. Onu o hayal çerçevesinde bir bilinç ve sağlık seviyesinde hazırlayarak getiriyor. Sen iste o yolu döşesin. Hani telefondan haritaya yazıyoruz konumu ve en uygun rotayla yolu çiziyor; bunu bir imgeleme olarak alırsanız, hedefinize giderken bazı yol durumlarına rastlayacağınız varsayılır ve bu durumlar karşısında ne tepki vereceğinize bağlı olarak hedefe ulaşma süreniz belirlenir. Nitekim Allah en uygun rotayı insana sunar eş zamanlı olarak sınama yolları da olabilir. Dikkatli bir sürücü bu yolculukta hedefine Allah'ın izniyle varır.  Sürücü bedenine arabasına iyi bakmaz yola hazırlıksız çıkar ise elbette hedefe ulaşmak güçleşir. Bedenimizin hedefimize giderken bizi yolda bırakmaması için çok bariz bir kaç kural vardır. Düzenli olarak uygulamaları takdirde insanı konforlu bir şekilde yolculuk ettirir. İnsanız beşer elbette şaşar, daima kurallara uygun yaşamak zor. Nefs bunun için var. Nefsimizi hem do...

İnsan hangi yaşta olursa olsun, zihinsel evrim zamanını değiştirmez!

İnsan hangi yaşta olursa olsun, zihinsel evrim zamanını değiştirmez. Bu süreçlerden hepimiz geçiyoruz, ancak farkında olmuyoruz. Gündem neo-korteksi fazlasıyla yoruyor, kök ve memelinin hislerine ve ilettiklerine tepki vermek ancak gündemin tatil olduğu zamanlara kalıyor.